|
|
İLÇEMİZ ŞAHİNBEY / KÜLTÜR TURİZM / ŞİİRLER |
|
|
|
GAZİANTEP VE ANTEP SAVUNMASI İLE İLGİLİ ŞİİRLER |
| |
KURTULUŞ DESTANI
Babamdan dinledim ey muhterem halk!
Vaktiyle Antep’te bir tufan olmuş.
Düşmana demişler (Git buradan kalk!)
Keyfini bozmamış büyük kan olmuş.
Maldan, candan hepsinden yaz geçmişler;
Kadınları, çocukları seçmişler;
Çetelere birer hülle biçmişler;
Herbir çete canlı bir iman olmuş.
Yorganları satıp silah almışlar;
Aç kurt gibi düşmanlara dalmışlar;
Tam on bir ay on gün çakmak çalmışlar
Bu kavgalar tarihlerde şan olmuş.
Kapılara kara kilit vurulmuş;
Dağlarına büyük toplar kurulmuş;
Güvercinle gökten haber sorulmuş;
Acı çekirdekler aziz nan olmuş.
Zalim felek kara yazılar yazmış,
Kurşun yağmur gibi yağar durmazmış;
Bir top beş kişiyi ezerse azmış;
Karşılıklı ateş pek yaman olmuş.
Ne içmişler, ne yemişler doymuşlar;
İşleri daima hayre yormuşlar;
Beş şehidi bir mezara koymuşlar;
Tam altı bin koç yiğit kurban olmuş.
(Varana dağlar da dayanmaz) derler;
Böyle çarpıştıkça kahraman erler..
On bir sene evvel bu gün bu yerler
Kurtulmuş; her taraf gülistan olmuş.
İşte bu gün, o gündür vatandaşlar!
Bugün dinmiş gözlerde akan yaşlar;
Bu gün kalmış yere eğilen başlar;
Bu gün bize Haktan armağan olmuş.
Bu işleri sensin yapan, yaratan!
Bize bağışladın büyük bir vatan!
Asırlara tarihlere verdin şan!
Ey Gazi, varlığın bir ihsan olmuş!..
Şakir Sabri Yener |
İşgal tadını tattın!
Düşmanı çabuk attın!
Büyük zafer yarattın
Tarihte güzel Antep!
Benziyorsun Bozkurda!
Kurbanım böyle yurda!..
Nasıl kalır gavurda?..
Türkündür ezel Antep
Billur dereler akar!..
Mor dağlar fıstık kokar!.,
Manzaran beni yakar;
Öpeyim gel gel Antep.
.
Cihanda yok sana eş!.
Dağların meviş meviş!
Kurtuluş (Yirmi beş
Kanunuevvel ) Antep!..
Şakir Sabri Yener
ALLEBEN
Söylesem vasfını Aynüllebenin
Ağzının suya akar dinleyenin
Kahve hazır bulunur çay kaynar
Desti sakide kadehler oynar
Baklava tepsileri başta gezer
Hem erik ile hıyar suda yüzer
Böyle nimetleri vardır vatanın
Kesile elleri bir taş alanın
Hasip DÜRRİ |
| |
|
|
|
GAZİANTEP DESTANI
Kara imiş şu Antebin yazısı
Melemiyor koyun ile kuzusu
Her köşe başında yiğit ölüsü
Hanı benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım.
Kavaklığın şirazesi bozuldu
Humanıza kara yazı yazıldı
Camilere şehit kabri kazıldı.
Hanı benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım.
Mağaralardan gelir hep ağıt sesi
Telaşa düşürdü Fransız nası
Koç yiğit yitirmiş ağlar babası
Hanı benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım.
Fransızlar dört tarafı tuttular
Onbeş buçukluyu şehre attılar.
Çok evleri bir birine kattılar
Hanı benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım.
Askerler hep mahsarade kaldılar
Fıstıkları çıtır çıtır kırdılar
Bir hucumda üç yüz şehit verdiler
Hanı benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım.
Fransızlar dört taraftan yürüdü
Yağ kalmadı yüreğimde eridi
Çok yiğitler siperlerde çürüdü.
Hanı benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım.
Ağlaşır analar, sızlaşır bacı
Yürekten çıkarmı böyle bir acı
Cümle Müslümanlar size duacı
Hanı benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım.
Doğrusu Antebe çok yazık oldu
Ağlamadan gözüm kan ile doldu
Gül gibi gelinler sarardı, soldu
Hanı benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım.
Antebin etrafı dumanlı dağlar
Doktorlar toplanmış yaramı bağlar
Anneler ah çeker bacılar ağlar
Hanı benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım.
Düşman çınarlıya hücuma kalktı
Su gibi sokaktan al kanlar aktı
Çekirdek ekmeği özümü yaktı
Hanı benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım.
Bir mezara dört şehidi koydular
Mecruhlar hep hastaneye doldular
Çok kimseler onu da güç buldular
Hanı benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım.
Minareden ezan sesi gelmiyor
Nolup nolmadığını kimse bilmiyor
Gelinler, kızların yüzü gülmeyor
Hanı benim mor sümbüllü bağlarım
Antep diye hazin hazin ağlarım.
Şerif DAİ
|
ANTEP’Lİ ŞAHİN
Ben Antepliyim, Şahinim Ağam,
Mavzer omuzuma yük.
Ben yumruklarımla dövüşeceğim
Yumruklarım memleket kadar büyük.
Hey hey! Yine de hey hey!
Kaytan bıyıklarım, delişmen çağım..
Düşman kurşunlarına inat köprü başında
Memleket türküleri çağıracağım.
Bu dağlarda biz yaşarız, bu dağlar bizim dağımız
Namusumuz temiz. bayrağımız hür,
Analarımız, karımız, kızımız, kısrağımız,
Burada erkekçe döğüşür.
“Antep kalesi üstünde bir bayrak dalgalanır,
Alı kanımdaki al, akı alnımdaki ak...
Bayraklar içinde en güzel bayrak.
Düşüncem senden yanadır,
Hep senden yanadır çektiğim kahır,
Bu senin ülkende, senin gölgende,
Düşmesin kara kalpaklar, kirlenmesin duvaklar,
Korkum yok ölümden kafirden yana
Alacaksa alsın beni şafaklar
Hey hey! Yine de hey hey!
Al bayraklar altında kara bir kartal gibi
Yaşamak ne güzel şey,
Bir sır var bu mavzerde attığımız gitmez boşa,
Çıkmış bir eski savaştan,
Türk’ün bir küçük karış toprak parçası için
Destanlar yazacağım yeni baştan.
Yıktın toprağın üstüne bir sarı kurşunla birini
Çıktı karşıma biri, Çıktıkça çektim tetiği
“Bismillahlar la beraber,
Vurdum alnından kaf iri,
Bu kaçıncı kurşundur bu kaçıncı “Bismillah”
Bu kaçıncı ölüdür,
Bir türkü söylenir siperlerde her sabah
“Vurun Antepliler Namus günüdür”
Ben Antepliyim Şahinim Ağam,
Mavzer omuzuma yük;
Ben yumruklarımla dövüşeceğim,
Yumruklarım memleket kadar büyük.
Yavuz Bülent BAKİLER
ESKİ ANTEP’E ÖZLEM
Mavi deniz gök ırmağın yoksa da,
Başı karlı yüce dağın yoksa da,
Kışın soğuk yazın sıcak olsa da,
Baharlarda cennetimsin Antepim.
Felek beni azat etse gurbetten,
Kurtulurdum cehennemden cennetten,
Verse bana tek odalı bir mesken,
Sonsuza dek meskenimsin Antepim.
Her taşında gençliğimin izi var,
Rüzgarında çocukluğun sesi var,
Yüreğimde ayrılığın yası var,
Hasretimsin kaynağımsın Antepim.
Kim isterdi bu şehirden göçmeyi,
Hasret kalıp derde duçar olmayı
Mevlam yazsın toprağında ölmeyi
Al kırmızı toprağımsın Antepim.
Gazi şehri aşkım sevgim çok benim
Bir ufuktan bir ufuğa tel gerin
Türktepeden Kayacıktan ses verin
Kulağımı çınlatasın Antepim
Sana özge ne güzel bir şiven var
“Yorum” sözün tüm ellerde öven var
“Şirin yiyen şirin söyler” dilin var
Güler yüzlü yar gibisin Antepim.
Sancak tutan kalan derki ben dağım
Ebedidir surlarında bayrağım
Titreştikçe anlarım ki ben sağım
Türklüğümsün onurumsun Antepim.
Seyfi YURTSEVER
|
|
|
|
|
|
|
|
|