Aba, deve, öküz ve at tüyünden, keçi kılından ve koyun yününden dokunan özel bir kumaştan yapılan bir erkek giysisidir. Abanın üst tarafından başın, yan tarafından kolların geçmesi için birer delik olup kolları yoktur. Eskiden kumaşın dokunmasında kullanılan tüy, kıl ve yünler toprak, mor boya, ceviz kabuğu, ceviz kökü, heylangoz yaprağı, sumak yaprağı, meyve, kızılcık otu gibi kök boya denilen boyalarla boyanırdı. Günümüzde ise suni boyalarla renklendirilmiş polyester iplikler kullanılmaktadır. Geçmişte kullanım alanı oldukça geniş olan abanın Suriye ve Arabistan’da giyileni geniş ve kısa bir şekilde olup dizden biraz daha aşağı inerdi. Abanın dokunuşuna, üzerinde yapılan motiflerinin durumunu ve bu motiflerde kullanılan iplerin özelliklerine göre giyenin ekonomik durumu belli olurdu. Halkın giydiği abalar daha az motifli ve kaba dokunurdu. Zenginler ise çuhadan veya iplikten dokunmuş abalar giyerlerdi. Abalar dokunduğu ipin ve kumaşın rengine, boyuna ve giyildiği yörenin ismine göre isimlendirilir. |
- Humus abası
- Yerli aba
- Boz aba
- Kırmızı aba
- Lacivert aba
- Siyah aba
- Sırmalı aba
- Tahtalı
- Sandıklı
- Zincirli
- Kandilli
- Kurbağalı
- Kıl aba
- Maraş abası
- Urfa abası
- Koron abası
- Siyah aba
- Çuha aba
- Uzun boy aba
- Kısa boy aba
|
 |
Çobanlaron giydikleri abalar giysilerin en üstüne, aba güreşçilerinin giydikleri ise güreş sırasında köynek üzerine giyilir. Kış veya yaz günleri pek ayrıcalık göstermez; yani aba hem yazın hemde kışın giyilir. Bir de taşçı anaları vardır ki; bunlar kısa boy abalardan olup beyaz renkte, çizgili motifli yün yada pamuktan dokunulmuştur. Taş yontucuları dayanıklı olduğu için aba giymeyi yeğ tutmuşlardır. Kısa boylu abaların sırmaları, nakışlı olanları çoğunlukla Maraş yörelerinde giyilir. Gaziantep’te abalar eskiden aba dokuyucularının mahalle aralarında bulunan dükkânlarında veya evlerinde bulunan el tezgâhlarında dokunur ve satılmak üzere abacılara aktarılırlardı. Abacıların yemenici pazarı ile Arasta çarşı arasında bulunan dükkânları vardır. Aba yörede genellikle fakir halk tarafından giyilirdi. Durumu biraz iyi olanlar kırmızı aba, diğerleri siyah aba, çuha aba ve yerli aba giyerlerdi.
Günümüzde bazı köylerde hâlâ aba giyen köylülere rastlanmakla beraber abacılık sanatı, Gaziantep’te tükenmek üzeredir. Sanayi ve Teknolojinin gelişmesiyle birlikte el tezgâhları birer birer durmuş ve dolayısıyla bu dokuma sanatının inceliklerini bilen ustalar kalmamıştır. |